İstanbul'da doğdu. Babası Müverrih Hayrullah Efendi'dir. Hekimbaşı Abdülhak Molla dedesiydi.Önce Bebek'teki mahalle mektebine, sonra Rumelihisarı rüştiyesine devam etti.

Bir İğbirâr | Abdülhâk Hâmid Tarhan

Mef’ûlü/ Mefâ’lün/ Fe’ûlün

Bilmem neye bu diğer muğber
Göñlüm gibi hercivâr muğber
Berc u beden u hisâr muğber
Deryâ muğber kenâr muğber

Mescidde ne varsa çehre bir hâk
Revzenleri sânki çeşm-i der hâk
Minberle mezâr ser-be-ser hâk
Mihrâb nigûn menâr muğber

Mutrip serilip türâbe bî-hûş
Çeng ü def ü nâylar ferâmûş
Sâki gile mend ü bezm hâmûş
Rakkâse-i bâde-hevâr muğber

Kalsam n’ola serseri-i mevk
Geçmiş dem-i dilber-i mevk
Dökmüş tüyünü per-i mevk
Ebkâr-ı hayâl-i zâr muğber

Cennetse de neş’esiz melekler
Sân her biri ol periyi bekler
Açmışsa da renksiz çiçekler
Gelmemişse de nev-bahârı muğber

Çıkmasa da o mahveş deñizden
‘Arzetsin o hâle eş deñizden
Yatmış gitmiş güneş deñizden
Ahterlere hûn-nisâr muğber

‘Arzettiği renk ile o vaveyl
Yâdımdaki hüsne ‘arz eder meyl
Mehtâb teverrüm eylemiş leyl
Mâtem-zede eşk-bâr muğber

Kalsın mı meh ü sitâne hürrem
Hûrşîd ne var tutarsa mâtem
Olmuştu anın gibi benim hem
Mahbûbem olan nigâr muğber

Yôk eski safâsı bağ u râgın
Gör bülbülü pençesinde zâgın
Yerden çıkıyor gibi bu bâgın
Sahnındaki rüzgâr muğber

Varmış görerek o sevgi hâbe
Olmuş vütevâri-i harâbe
Herşey gibi münkabil türâbe
Geçmiş çâgı cûybâr muğber

Leb-teşne çemen nihâl uryân
Kûhsâr iñler sehâb giryân
Kuşlarda da yok sükûta pâyân
Maskatları hâk-sâr muğber

Her kûşe neşîmen-i serâir
Gelmekte lisana sân makâbir
Meşhûr-ı sükût hep meşâcir
Vâdide bir âh ü zâr muğber

Yek-reng heremle nev-civânî
Sevdâ ile hüsn-i bî-müdânî
Müstakbel o fikri-i câvidânı
Mâzi gibi hep gubâr muğber

Nerden oluyor bu hüzn târî
Göñlüm ona vâkıf olsa bârî
Benden mi iğbirar sârî
Aslında mı reh-güzâr muğber

Bîn kerre ânıñ tutup elinden
Geçdimdi bu reh-güzâr dan ben
Mevki yire belki öyledirsen
Amma ki o yâdigâr muğber

Ben sağım o öldü gitti kûskûn
Her gördüğüm olmasın mı ölgûn
Geçmişte idi benimle birgûn
Olmuştu bu yerde yâr muğber

Şeb mâtemidir gözümde nâlân
Akşam ise hüzündür nümâyân
Envâr-ı tulû’-ı şem’i zindân
Fikrim gibi târ u mâr muğber

Fikrim inecek olursa makdem
Çıktıkça fakat semâdan akdem
Menend-i mezâr öñümde her dem
Her kûşede âşikâr muğber

Söyler anı nerde kılsa bîdâr
Hayretle beni tuyûr u eşcâr
Eyler anı nerde görsem ihtâr
Bir duhter-i bî-karar muğber

Bir fem ki beyân eder tazallum
Bir tâze çiçek ya bir tebessüm
Bir çehre ki gösterir teverrüm
Bir mevç-ya bir mezâr muğber

. Admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.