Minyatür Sanatı

Der Hakk-ı Peder-i hiş | Nef’i

Der Hakk-ı Peder-i hiş (Mehmed Beg)

Saadet ile nedîm olalı peder Hâne
Ne mercümek görür oldı gözüm ne tarhâne

Zügürtlük âfetim oldı acep midür etsem
Peder gibi buradan ben de arz-ı cer Hâne

Eger müsaade etmezse bir tulum yağa
İki tulum kumuz olsun nedür zarar Hâne

Buna da hısset olur mu ki günde bin Tatar
Tulum tulum kımızı pîşkeş çeker Hâne

Pederde mi aceb imsâk Han’da mı bilmem
Nezâket ile bunu kim suâl eder Hâne

Peder degül bu belâ-yı siyehdür başıma
Sözüm yirinde n’ola güç gelirse Hâne

Benim zügürtlük ile ellerüm taş altında
Müzahrefâtün o dürr ü güher satar Hâne

Ben ıztırâb ile bunda samâ’a girmede ol
Dü beyt okur negâmât ile def çalar Hâne

Zügürd olursam olaydım ne çâre kâil idim
Olaydı baş sokacak denlü muhtasar hâne

Hudâ bilür ki sözüm ser-te-ser hakîkatdür
Baş ağrıdur der isem lîk ser-be-ser Hâne

O demde kim peder-i nâ-bekâr-ı sifle nihâd
Beni garîb koyup oldı hem-sefer Hâne

İki kasîde komışdı ekâbiri cer içün
Anunla toldı yine şehr içinde her hâne

Ne câize ne sıla var bu yerde meddâha
Meger idem yine varınca ber-güzer hâne

Peder bu mısrâı hod kendi söylemişdi bilür
Minâre üstüne laklak çıkar yapar hâne

Giderdüm âh velî korkaram ki emmüm de
Tuyarsa gittiğim ardumca can atar Hâne

Belâ bir iken üç olurdı başına Hânun
Ederdi her biri bir güne arz-ı cer Hâne

Üçi de cerr-i muvâfık ederdi birbirine
Biri bin yine tenhâda hem geçer Hâne

Belâ budur ki riâyet ederse Hân bize ger
Ne denlü var ise cerrâr azm eder Hâne

Bu denlü asker-i cerrâra memleket lâzım
Ne kişver-i Leh ü Çeh ne Kırım yeter Hâne

Bu hayret ile varup geldigümce ahbâba
Kimi söğer pedere kimisi güler Hâne

Birisi Mir Şeref’dür kadîmi ahbâbun
Duâ-yı hayr eder olmaz hem ol kadar Hâne

Görünce hâlimi şetm-i galîz eder pedere
Döner yemîn eder ardınca hem natar Hâne

Ki Hân sevâba girüp ger babanı katl itse
Duâ ederdi felekten ferişteler Hâne

Niçün deyince hemen hande-nâk olup der kim
Niçe nedîm olur öyle leîm-i har Hâne

Denâetinden eger bir latîfe nakl etsem
Olurdı tuhfe-i makbul mâ-hazar Hâne

Soyardı na’lini ölmiş eşeklerün yola
Verürdi nân ü piyâza konunca her hâne

Nigâh-ı hasret ile reng ü fer komaz bilürem
Meded tuyurmasın ana gelince zer hâne

Kırımı Hân sana verse babandan artar mı
Yabana söyleme verme varup keder Hâne

Babana bin deve sana da bir keçi verse
Anı dahi bana ver diyü göz kapar Hâne

Kanaat eyle baban gibi olma pes cerrâr
Sıçıp bokun ye de tek verme derd-i ser Hâne

Tevekkül eyle cenâb-ı Hüdâya ahvâlün
Ne ser-i âhere arz eyle ne Tatar Hâne

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Adem Kasidesi | Akif Paşa

Can verir âdeme endişe-i sahbâ-yı adem Cevher-i can mı aceb cevher-i minâ-yı adem Yokluk kadehinin …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.