Efendimsin cihanda i’tibârım varsa sendendür | Şeyh Gâlib

Efendimsin cihanda i’tibârım varsa sendendür
Miyân-ı âşıkanda iştiharım varsa sendendür

Efendimsin, dünyada saygınlığım varsa sendendir, âşıklar arasında şöhret bulmuşsam (bu da) sendendir.

Benim feyz-i hayâtım hâsılı rûh-ı revânımsın
Eğer ser-mâye-i ömrümde kârım varsa sendendür

Benim hayatımın bereketi, sözün kısası yürüyen ruhumsun (sevgilimsin); eğer ömür sermayemde bir kârım varsa, sendendir.

Viren bu sûret-i mevhuma revnak reng-i hüsnündür
Gül-istân-ı hayâlim nev-bahârım varsa sendendür

Bu gerçekte olmayan görünüşe (cismime) parlaklık veren güzelliğinin rengidir; hayâlimin gül bahçesi, ilkbaharım varsa, sendendir.

Felekden zerre mikdâr olmadım devründe rencide
Ger ey mihr-i münevver âh u zarım varsa sendendür

(Senin) zamanında felekten zerre kadar incinmedim, ey parlak güneş, eğer ahım ve feryadım varsa, bu sendendir.

Senün pervâne-i hicrânunam sen şem’-i vuslatsın
Be-her şeb hâhiş-i bûs u kenarım varsa sendendür

Senin ayrılığının pervanesiyim, sense vuslat mumusun; her gece (seni) öpmek ve kucaklamak isteğim varsa, sendendir.

Şehîd-i aşkun oldum lâle-zâr-ı dâğdur sînem
Çerâğ-ı türbetim şem’-i mezarım varsa sendendür

Aşkının şehidi oldum, göğsüm ateşle dağlanmış bir laleliktir; türbemin ışığı, mezarımın mumu varsa, sendendir.

Gören ser-geştelikde gird-bâd-ı deşt zann eyler
Fenâ-ender-fenâyım her ne varım varsa sendendür

Başımın dönüşünü gören çöl kasırgası sanır; yokluk içinde yokluğum, her ne varım varsa, (ancak) sendendir.

Niçün âvâre kıldun gevheri galtânun olmışken
Gönül âyînesinde bir gubârım varsa sendendür

Senin yuvarlanıp duran incin olmuşken beni niçin başıboş bıraktın? Gönül aynasında bir tozum (kederim) varsa, bu sendendir.

Şafak-tâb eyledün peymânemi hûn-âb ile sâkî
Sabâh-ı sohbet-i meyde humarım varsa sendendür

Ey saki, kadehimi kanlı gözyaşıyla (doldurup) şafak gibi parlattın; şarap sohbetinin sabahında mahmurluğum varsa, sendendir.

Sanadur ilticası Galib’ün yâ hazret-i Monlâ
Başımda bir külâh-ı iftiharım varsa sendendür

Ey Hazret-i Monla, Galip’in sığınacağı yer sensin; başımda övündüğüm bir külah varsa sendendir

Şeyh Gâlib

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana | Fuzûlî

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana Bi’llah cefadır olma demek bî-vefa sana. Ey vefasız! …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.