Ey melek-sîmâ ki senden özge hayrandur sana ▪ Fuzûlî

Ey melek-sîmâ ki senden özge hayrandur sana
Hak bilür insan dimez her kim ki insandın sana
Ey melek yüzlü güzel! Senden başka herkes sana hayrandır. Allah bilir insan olan sana insan demez.
Virmeyen canın sana bulmaz hayât-ı câvidân
Zinde-i câvîd ana dirler ki kurbandur sana
Sana canını vermeyen ebedi hayata erişemez. Ebedi diri ona derler ki sana kurbandır.
Kurbanın kelime anlamı yakınlık demektir Kurban Allah’a yakın olmak, O’nun rızasını yerine getirmek için kesilir. Ayrıca kurban olmak birisi için isteyerek canını vermek, kendini kurban etmek anlamında kul­lanılır. tanrıya veya sevdiğine canını kurban eden ona yakın olacağı için ebedi olarak diri sayılır.
Âlemi pervâne-i şem’-i cemâlün kıldı ışk
Cân-ı âlemsin fidâ her lahza min candur sana
Aşk, bütün âlemi güzelliğinin mumu etrafında pervane etmiştir. Sen âlemin canısın, her an sana bin can feda olsun
Âşıka sevkımla cân virmek inen müşkil degül
Çün Mesîh-i vaktsin can virmek âsandur sana
Senin arzunla aşığın canını vermesi güç değildir. Sen zama­nın îsa’sısın, can vermek senin için kolaydır.
İsa’nın nefesi ile ölüleri diriltmesine telmih vardır.
Çıhma yârımı giceler âğyâr ta’nından sakın
Sen meh-i evc-i melâhatsin bu noksandur sana
Sevgilim geceleri dışarı çıkma (yahut gece yanlız dışan çık­ma) . Başkalarının ayıplamasından sakın. Sen güzellik göğünün en yük­seğinde bulunan dolunaysın, bu senin için bir noksanlık olur.
Yarım kelimesi sevgilim ve yarım anlamlarında tevriyeli kullanıl­mıştır. Ayrıca dolunay yani tam ay ile noksan arasında tezat vardır.
Pâdisahum zulm idüp âşık seni zâlim dimiş
Hûb olanlardan yaman gelmez bu bühtandın* sana
Padişahım, âşık sana zulüm edip zalim demiş. Bu sana bir bühtandır, güzel olanlardan kötülük gelmez.
Ey Fuzûli hûb-rûlardan tegâfüldür yaman
Ger cefâ hem gelse anlardan bir ihsandur sana
Ey Fuzûlî! Kötü olan şey, güzellerin aldırmazlığı, ilgisizliğidir. Onlardan cefa da gelse senin için bir ihsandır (onlardan cefa da gelse seninle ilgileniyorlar demektir, bu da bir ihsandır).

 

Vezin: Fâ’ilâtün/Fâ’ilâtün/Fâ’ilâtün/Fâ’ilün

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var | Fuzûlî

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handânunca var Hangi gül …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.