Gözleri a’mâ olan nûr-ı tecellî ne bilür | Nesîmî

Fe'ilâtün / Fe'ilâtün / Fe'ilâtün / Fe'ilün

كوزلرى اعمى اوﻻن نور تجلى نه بيلور
بو سوذك شرخينى بينايه صوراعمى نه بيلور

Gözleri a’mâ olan nûr-ı tecellî ne bilür
Bu sözün şerhini bînâya sor a’mî ne bilür

Gözleri kör olan görünen nûru ne bilir.
Bu sözün açıklamasını görene sor, kör ne bilir.

مۇمنك كوذكوسى چون مۇمن ايمش آچ كوذكى
كورمين كوذكوده شول صورتى معنى نه بيلور

Mü’minün gözgüsü çün mü’min imiş aç gözüni
Görmeyen gözgüde şol sûreti ma’ni ne bilür

Mü’minin aynası çünkü mü’min imiş, gözünü aç; aynada o sureti görmeyen ma’nâyı da bilemez.

داره چيغمق بو فنا دارده منصوره دوشر
اول انالحق ديه نك سرينى دعوى نه بيلور

Dâra çıhmak bu fenâ dârda Mansûra düşer
Ol ene’l- Hak diyenün sırrını da’vî ne bilür

Bu fânî dünyâda Hak uğruna idâm edilmek ancak Mansur’a düşer. Ben Hakk’ım diyenin sırrını onu dava eden ne bilir.

بكزه درلر طوداغك خطينى ريحانه ولى
شول ذمرد كهرك قيمتينى افعى نه بيلور

Benzedürler tudağun hattını reyhâna velî
Şol zümürrüd güherün kıymetin ef’î ne bilür

Dudağın çevresindeki ayva tüylerini reyhân çiçeğine teşbih ederler. Fakat o yemyeşil incinin değerini engerek yılanı bilemez.

آخرت حالنى حال اهلنه صور اى عاقل
بو سفرده اوﻻنك يولداشى دنيى نه بيلور

Âhiret hâlini hâl ehline sor iy âkil
Bu seferde olanun yoldaşı dünyî ne bilür

Ey akıllı kimse, âhiret hâlini, Allah’a bağlı olan hâl ehline sor. Çünkü bu yolculukta olanın arkadaşı dünyaya bağlı ise o bilemez.

ليلينك بيلدوكينى كر بيله مجنون بيله بس
عاقلك عاقلى خاچان بيلدى كه ليلى نه بيلور

Leylînün bildügini ger bile Mecnun bile bes
‘Âkilün ‘aklı haçan bildi ki Leylî ne bilür

Eğer Leylâ’nın bildiğini Mecnûn dahi bilse, yeter; Leylâ’nın ne bildiğini akıllının aklı nasıl bilsin.

اى ويرن كوكلنى چين نقشنه شول صورته باغ
قدرتك صنعى ياذان نقشنى مانى نه بيلور

İy viren gönlini Çîn nakşına şol sûrete bah
Kudretün sun’î yazan nakşini Mâni ne bilür

Ey gönlünü Çin nakşına veren şu benim yüzüme bak. Allah’ın sanatlı nakşını yazan Mânî ne bilir.

Mânî: Çin'li meşhur bir nakkaştır.

جنت ايچونده اوﻻن حورو لقانك ذوقين
جنتك اهلنه صور جنت اعلى نه بيلور

Cennet içinde olan hûr u likânun zevkın
Cennetün ehline sor cennet-i a’lî ne bilir

Cennet içinde olan hûrîleri ve ilâhî cemâli görme zevkini cennete giren mü’min ve müslümanlara sor, sekizinci cennet ne bilir.

اى نسيمى نفسك كرچى مسيحا دميدر
معجزك رمزنى موسى ايله عيسى نه بيلور

İy Nesîmî nefesün gerçi Mesîhâ demîdür
Mu’cizün remzini Mûsî ile Îsî ne bilür

Ey Nesîmî nefesin her ne kadar Mesîhâ’nın nefesi ise de, mu’cizenin işâretini Hz. Mûsâ ve Hz. Îsâ bile bilmez.

Nesîmî / نسيمى

Hakkımda Admin

"Edibane.com" divan edebiyatı şiirlerinden, modern şiirlere, halk edebiyatından güncel konulara kadar çok çeşitli muhtevayı barındırıyor. Eklediğimiz içeriklerle ilgili görüşlerinizi yorum kısmından, sitemizde yer almasını istediğiniz içerikleri iletişim kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var | Fuzûlî

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handânunca var Hangi gül …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.