Anasayfa | Edebiyat Haberleri | Hızır Aleyhisselâm’ın namaz kıldığı câmiler

Hızır Aleyhisselâm’ın namaz kıldığı câmiler

Hızır Aleyhisselâm, Hz. Mûsâ döneminde yaşamış, kendisine ilâhî bilgi ve hikmet öğretilmiş kişidir. Arapça kaynaklarda hadır (hadr, hıdr) şeklinde yer alan ve Arapça menşeli olduğu kabul edilen kelime Türkçe’de Hızır ve Hıdır biçiminde kullanılmıştır. 

Hadır “yeşil, yeşilliği çok olan yer” mânasındaki ahdar ile eş anlamlıdır. Bu mânadan hareketle hadır kelimesinin özel isimden ziyade lakap ve sıfat olarak kabul edildiği söylenebilir. Nitekim bazı kaynaklarda Hızır’a bu ismin, kuru yerde oturduğunda altından otların yeşerip dalgalanması (Buhârî, “Enbiyâ”, 29), cennet pınarından içtiği için bastığı her yerin yeşile bürünmesi (Makdisî, III, 78) sebebiyle verildiği kaydedilmektedir.

Bazı İslâmî kaynaklarda Hızır’ın asıl adı ve soyu hakkında bilgi verildiği görülmektedir. Sıhhatleri tartışmalı olan rivayetlere göre Hızır, Hz. Âdem’in çocuklarından Kābil’in oğlu Hazrûn veya Hz. Nûh’un oğlu Sâm’ın torunlarından Belyâ b. Melkân yahut Hz. İshak’ın torunlarından Hazrûn b. Amâyîl’dir. Bunun yanında onun Hz. Hârûn’un soyundan geldiği, isminin Hadır b. Âmiya veya Hadır b. Fir‘avn olduğu yahut Kur’an’da adı geçen İlyâs veya Elyesa‘ın Hızır’ın kendisi olduğu öne sürülür (Ebû Hâtim es-Sicistânî, s. 3; Makdisî, III, 77; İbn Kesîr, I, 295; Diyarbekrî, I, 106). Bazı kaynaklarda ise annesinin Rum, babasının Fars olduğu kaydedilir (İbn Kesîr, I, 299; Diyarbekrî, I, 106-107).

Anlatılara göre Hızır Aleyhisselâm’ın namaz kıldığı camiler bulunmaktadır.

Bâyezîd Câmii Efsanesi

Bâyezîd Câmii İstanbul’un Bâyezîd semtinde Sultan II. Bâyezîd tarafından yaptırılmış ünlü bir cami. Osmanlı klasik dönem mimarisinin erken dönem eserleri arasında yer alır.

Kardeşi Cem Sultan’ın vefâtından sonra Sultan Bâyezîd Han, hâricî(dış) siyâsetini daha hür bir zemine oturtmak imkânına kavuştu. Ayrıca, ülke içerisinde de büyük bir îmar hamlesine girişti.
İstanbul’un yedi tepesinden biri üzerine oturtulan o muhteşem Bâyezîd Câmii’ni, mîmar Kemâleddîn’e inşâ ettirdi. Bu câminin temeli, 1501 senesinde atılmış, külliyesi ile beraber beş senede tamamlanmıştır.

Evliyâ Çelebi, Seyahatnâme’sinde Bâyezîd Câmii hakkında pek çok mâlûmat kaydeder. Şöyle ki:

“Mîmarbaşı, kıble husûsunda tereddüd edince, Sultan Bâyezîd Han:

«–Şu anda ayağıma bas!» der.

Mîmarbaşı, ayağını basınca, Kâbe-i Muazzama’yı karşısında görür. Sultan Bâyezîd-i Velî’nin ayaklarına kapanır. Böylece kıblenin isti­kâ­metini belirlemiş olur.”

Câmi-i şerîfin inşâsı sırasında yaşanan başka bir tablo:

Câmi-i şerîfin inşaatında çalışan usta ve işçilerin gündeliklerinin kaçar akçe olduğu tespit edilmişti. Bunlar her gün küplere konarak bir köşeye bırakılır, herkes de küpten kendi payına düşeni alırdı. Ancak her gün küpteki akçelerde bir yevmiyelik fazlalık çıkmaktaydı. Bunun üzerine kimin kendi payını almadığı araştırıldı ve nihâyet, gâyet fakir bir işçinin bu işi yaptığı öğrenildi. Meğer adamcağız akşam olunca bir yolunu bulup akçesini almadan inşaattan ayrılıyormuş. Kendisine bunu niçin yaptığını sordular.

Fakir işçi, sırrının ortaya çıkmasından mahcup bir şekilde:

“–Benim malım-mülküm yok! Bu sebeple şu fânî dün­yada murâd ettiğim gibi maddî bir hayır yapamadığım için dâimâ mahzûnum. Hiç olmazsa bu câminin inşaatında para almadan çalışayım da gönlümü ferahlatıcı bir hayır işlemiş olayım diye düşündüm…” dedi.

Bu gönlü zengin fakire dediler ki:

“–Efendi, burası pâ­di­şah hayrâtıdır. Bunun için çalıştığını alacaksın. Sen burada bedenen çalış, fakat hakkını da al ve dilediğin yere ver!..”

Sultan Bâyezîd Han, kendi adıyla anılan bu meş­hur câmi-i şerîfin in­şa­atında, sık sık gelip bizzat bedenen de çalışırdı. Bu çalışmaları sırasında bir gün, ustalardan birinin duvarı gâyet sür’atle örüp yükseltmesi dikkatini çekti. Alâkayla bakınca, şâirin:

“Ehl-i dil birbirini bilmemek insaf değil” ifâdesi vechile, onun Hızır -aleyhisselâm- olduğunu anladı.

Hemen yanına varıp onu yakaladı ve elini sıkı sıkıya tuttuktan sonra:

“–Her namaz vaktinde bu câmiye uğrayacağına söz vermezsen, şimdi bağırır ve Hızır’ı yakaladığımı cümle âleme îlân ederim!..” dedi.

Hızır -aleyhisselâm-, özür beyân etti, işlerinin çokluğunu ileri sürerek, böyle bir külfetten affedilmesini diledi. Fakat Velî Bâyezîd, her namaz vaktinde uğramak iddiâsını, günde bir defa uğramak şeklinde hafifleştirdiyse de, Hızır -aleyhisselâm-, buna da râzı olmadı. Nihâyet, haftada bir kere uğramak şeklindeki talebini kabul etmesi üzerine Bâyezîd-i Velî, Hızır -aleyhisselâm-’ı serbest bıraktı.

Bu menkıbe dolayısıyladır ki, asırlardan beri Bâyezîd Câmi-i Şerî­fi’­ne Hızır -aleyhisselâm-’ın haftada bir defa uğradığına inanılır. Hattâ bu hu­sustaki tevâtüre göre de, Hızır -aleyhisselâm-, her uğrayışında namazını kırmızı kuşaklı minârenin civârında kılarmış.

İbadete bir cuma günü açılan câmide, ilk namazı 2. Bâyezîd Han kıldırmıştır. Bu hâdiseyi de Evliyâ Çelebi şöyle anlatır:

“Câminin yapısı tamam oldukta, bir cuma günü büyük bir me­râ­sim­le ibadete açıldı. Bâyezîd-i Velî buyurdular ki:

«–Her kim, ömründe ikindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetini hiç terk etmemiş ise, şu mübârek vakitte o imâm olsun!»

Deryâ misâli cemaat içinden bir kişi çıkmayınca, Bâyezîd Han mecbur kalarak:

“–Elhamdülillâh! Savaşta ve barışta biz bu sünnetleri terk etmedik!..” dedi ve kendisi imâm olup namazı kıldırdı.

Böylece 2. Bâyezîd Han, bu tâ­rihî zühd ve takvâ sahnesini mec­bû­ren sergilemiş oldu.

Kaynak: Abide Şahsiyetleri ve Müesseseleriyle OSMANLI, Osman Nuri Topbaş, Erkam Yayınları, 2013

Murat Paşa Câmii Efsanesi

Erzurum’un Yakutiye ilçesi Murat Paşa Mahallesi’nde bulunan Murat Paşa Câmii Sultan II. Selim zamanında Sadrazam Kuyucu Murat Paşa Erzurum Beylerbeyi iken, 1573 yılında yaptırmıştır
Câminin önündeki son cemaat yeri birbirlerine yuvarlak kemerlerle bağlanan altı sütunun taşıdığı beş kubbe ile örtülüdür. Son cemaat yerindeki 1573 tarihli Arapça bir kitabede;

“Bu mescid-i şerifi ve cami-i mürifi uluların kahramanı; Arap, Acem ve Rum’un Hakanı Süleyman Han oğlu Sultan Selim’ in Allah hilafetini kıyamet gününe kadar daim etsin. Saltanat günlerinde büyük emir Murad Paşa Allah istediğini kolay kılsın. Allah bunu kendisinden hüsnü kabul buyursun. 981 senesinde yapıldı” yazılıdır.

Efsaneye göre; Ahmediye Câmii’nin temelleri üzerine yaptırılmaya başlanan Murat Paşa Câmii’nin inşaatı esnasında, Murat Paşa önceki câmiyi yaptıran kişiyi (Ahmed) rüyasında görür ve onun da sevabını devam ettirmek amacıyla eski câminin minaresini yeni câmide kullanacağına söz verir, ancak bu rüyayı ve rüyada verdiği sözü unutur. Bir gün Murat Paşa’nın karşısına bir adam dikilerek; “Ahmet’e verdiğin sözü tut” der. Paşa karşısındakinin Hızır Aleyhiselâm olduğunu anlayarak, “Peki benim bu işten ne kazancım olacak” diye sorduğunda, Hızır Aleyhiselâm; “Camin yıkılıncaya kadar beş vakit namazdan birini senin yaptırdığın camide kılacağım” diye söz verir.

Erzurum’un önemli tarihi yapılarından bir tanesi. Tarihi caminin etrafı her ne kadar açılırsa da, halen daha beton binaların arasında sıkışmış vaziyette.

Murat Paşa eski câminin minaresini yıkmayarak kullanır, ancak 1920’li yıllarda bir fırtına sonucu kendisi yıkılıncaya kadar. 1956 – 57 yıllarında yıkıldığı yere yenisi yapılır ve Hızır Aleyhiselâm’a verilen söze sadık kalınarak aynı yere yapılır. O nedenle minare bugün bile camiden ayrı ve görenleri hayrete düşürecek biçimde cami ile alakasız gibi durur. Bu efsaneye göre beş vakit namazını bu camide kılan kişinin vakitlerden birinde Hızır Aleyhiselâm ile karşılaşacağına inanılır.

“Murat Paşa, cami inşa edilirken bir işçinin çok ağır taşı yukarıya çıkarıp, duvara koymadan aşağıya indirdiğini görür. Sen ne yapıyorsun, koskoca taşı yukarı çıkarıp, duvara koymadan indiriyorsun der. İşçi, ‘Efendim su olmadığından yıkanamadım, abdest alamadım. Bir mabede taşı koymak hoşuma gitmedi, onun için böyle davranıyorum’ der. Murat Paşa, bakar ki bu gerçekten önemli hemen caminin inşaatını durdurur. Önce hamamı inşa ettirir ve ardından caminin yapımına devam edilir.”

Hakkımızda Admin

"Edibane.com" divan edebiyatı şiirlerinden, modern şiirlere, halk edebiyatından güncel konulara kadar çok çeşitli muhtevayı barındırıyor. Eklediğimiz içeriklerle ilgili görüşlerinizi yorum kısmından, sitemizde yer almasını istediğiniz içerikleri iletişim kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.