“İnsanı tarih değil edebiyat anlatır”

Bilgi İletişim Fakültesi Medya Bölümü öğrencilerinin yayını olan Eşik Dergisi tarafından düzenlenen “Kıran Resimleri’nden Bugüne” başlıklı etkinlikte yazar İnci Aral, insanlık tarihinin büyük bir bölümünün ünlü yazarların eserlerinden öğrenildiğini belirtti. Aral, “Dostoyevski, Tolstoy, Dickens gibi isimler romanlarıyla sadece insanları değil insanlığı da anlatır. Biz insanı, insanın duygularını büyük eserlerle öğrendiğimiz gibi belli dönemleri ve o döneme özgü olayları da dev eserlerle anlayabiliriz” dedi.

İlk kitabını yazarken ülke gündeminde farklı sorunların olmasına rağmen kadın sorununa odaklandığını belirten Aral, “Ağda Zamanı” isimli eserinin ismini Attila İlhan’ın verdiğini belirtti. Yazarlık sürecini paylaşan Aral “Kıran Resimleri” adlı kitabında Maraş Olayları’nı ele aldığını anlattı: “Olayların üzerinden bir yıl geçtikten sonra neler yaşandığını anlamak üzere Maraş´a gittim ve tanıklıkları dinledim. Döndükten sonra ise etkisinde kaldığım için hemen yazamadım. İnsanın insana ne yapabileceğini görmek sizin kendi insanlığınızdan kuşkulanmanıza neden oluyor.”

Bu noktada kendi içinde bir ayrıma düştüğüne değinen Aral, çelişkisini şu sözlerle aktardı: “Öyle bir noktaya geldim ki ya kadın öykülerine odaklanmaya devam edecektim ya da memleketimin sorunlarına eğilecektim. İçinde yaşadığım dünyayı anlamaya yönelik bir bilinç uyandı içimde. Ondan sonra da roman ya da öykü formunu kullanmak istemediğimi hissettim. Olaylara farklı açılardan yaklaşmak ve her birini bir kahraman üzerinden işlemek daha mantıklı diye düşündüm.”

İnci Aral
Türk edebiyatının önemli yazarlarından İnci Aral, “”Dostoyevski, Tolstoy, Dickens gibi isimler romanlarıyla sadece insanları değil insanlığı da anlatır” dedi.

Ağda Zamanı, Kıran Resimleri, Uykusuzlar ve Gölgede Kırk Derece gibi hikâyelerin yanı sıra Ölü Erkek Kuşlar, Yeni Yalan Zamanlar ve İçimden Kuşlar Göçüyor gibi romanlarını kaleme alan Aral, gençlere de bazı tavsiyelerde bulundu. Gelişen ve değişen dünyada ayakta kalmak, fark yaratmak ve mutlu olmak için en iyi olmaya çalışmak gerektiğini vurgulayan Aral, “Yeni nesil rekabet ortamında var olmak zorunda. Gençleri robotlardan farklı kılacak ve işsiz kalmalarını engelleyecek tek şey kendi cevherlerini keşfetmeleri. Bu cevher hepimizin içinde var. Tek yapmamız gereken kendimize `ben kimim ve neyi en iyi yapabilirim´ diye sormak” dedi.

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.