Anasayfa | Şairler | Divan Şairleri | Karazlı Hakkı Bey

Karazlı Hakkı Bey

Hakkı Bey, 1878 yılında Erzurum’un Karaz (Kara Arz-Kahramanlar Köyü) köyünde doğdu. Asıl adı İsmail Hakkı’dır.
Daha çok, köyüne nispetle “Karazlı Hakkı” olarak bilinmektedir.
Annesi Mavi Hanım (hafız olduğu için Hafize Mavi Hanım olarak tanınmıştır), babası Recep Efendi’dir.
Ailesi, o çevrenin en zenginlerindendir. Babası cömertliğiyle tanınmıştır. Oğlu İsmail Hakkı’nın iyi yetişmesi için her türlü fedakârlığı gösteren Recep Efendi, Bayburt’tan müderris Hacı Cafer Efendi’yi Karaz’a getirtir. İsmail Hakkı, onbeş yıl Hacı Cafer Efendi’nin eğitiminden geçer. Arapça ve Farsça’yı öğrenir. Tefsir, Hadis, Fıkıh, Mantık, Usûl-i Din gibi dersler görür. Karaz’daki görevi tamamlanan Hacı Cafer Efendi, daha sonra Hasankale müftülüğüne atanır. İsmail Hakkı ise, öğrenimini, yörede “Yetim Hoca” diye bilinen Mustafa Zihni Efendi’diyle tamamlar.
İsmail Hakkı, 1905 yılında, Arzıtı köylinden binbaşı İbrahim Bey’in kızı Halime Hanım’la evlenir. Ömrünün sonuna kadar mutlu bir evlilik sürdüren İsmail Hakkı’nın Enver, Muhittin, Mülhime ve İlhame adlı dört çocuğu olur.
ismail Hakkı, tasavvuf terbiyesini, Şettari şeyhi olan Kolağası Ali Rıza Bey’den alır. Ali Rıza Bey, aynı zamanda İsmail Hakkı
Bey’in dayısıdır. Hayatının sonuna kadar tebliğ ve irşad görevini sürdüren şair, 20 Mart 1948’de Erzurum’da vefat etti. Kahramanlar köyü mezarlığına defnedildi.
Karazlı Hakkı Bey, -hayatını anlatırken belirttiğimiz gibi- öğrenim görmüştür. Babası, oğlunun yetişmesi için özel hocalar tutmuş, özel dersler aldırmıştır. Hakkı Bey de kendisine harcanan emeğin karşılığını vermiş, hem dinî ilimlerde ve hem de tasavavvufî terbiyede belli mesafeler almıştır. Çok yönlü bir insandır o; şair ve musikışinas bir şahsiyettir. Şairin “Yaz gelende çıkam yayla başına / Kurban olam toprağına taşına / Zalim felek ağu kattı aşıma / Ağam nerden aşar yolu yaylanın” mısralarıyla başlayan şiiri maya formunda halk müziği eseri olarak bestelenmiş ve yö zevkle dinlenmektedir. Ayrıca birçok şiiri ilahî formunda bestelenmiştir ki bu şiirler tasavvufî sohbetlerde okunmaktadır.
Karazlı Hakkı Bey, çevresinde hoşsohbet bir insan olarak tanınmış, bulunduğu toplulukların ve katıldığı toplantıların merkezi hâline gelmiş; hep sözü-sohbeti aranan bir insan olmuştur.
Zamanının pek çok tasavvuf erbabıyla görüşmüş, neticede Kadirîliğin Şettârî kolunu seçmiştir. Bunda elbette dayısı Kolağası Ali Rıza Bey’in etkisi vardır. O, bir şiirinde, meşrebini anlatırken: “Şettarı derler yoluma” demektedir. Bir başka şiirinde ise; “kalendermeşreb” olduğunu ifade etmektedir.
Hakkı Bey, şairdi ve musikîye ilgi duyardı. Musikî zevkini, şeyhi ve dayısı Ali Rıza Bey’den aldığını sanıyoruz. Şiirde ise vasat bir çizgisi var. Şiirlerinde vezin olarak aruzu ve heceyi kullanmıştır. Daha çok tasavvufî temaları işlemiştir. Adeta bir misyon şairi gibidir. Hep bir şeyler vermek ister okuyucuya. Onu uyarmak, inandığı bazı gerçekleri şiir diliyle fısıldamak ister. Onun için şiirlerinin pek çoğu “nasihatname” niteliği taşır. Yer yer şiirine yansıyan Erzurum ağzı söyleyişlere de tanık oluyoruz. Mahallî bazı kelime ve deyimlere yer vermesi, halk (Erzurum) ağzını kullanması, sanıyoruz, geniş halk kitlelerine ulaşma kaygısı taşıdığı içindir.
Karazlı Hakkı Bey’in en önemli eseri Divan’ıdır. Şiirlerini biraraya toplayan emekli imam sayın ibrahim Alanka, şairin hayatı ve kişiliği ile ilgili pek az bilgi vermektedir. Divan’ın baş kısmında;
Edeb-name, Hakikat-name, Aşk-name ve Tasavvuf-name adlarını taşıyan dört kısa mesnevi ve daha sonra 75 şiir yer almaktadır.
Karazlı Hakkı Bey’in bir başka eseri daha var. Bu, Necâtü’l-İnsan (İnsanın Kurtuluşu) adını taşıyan dinî-tasavvufî bir eserdir. Kitap, nesir olmakla birlikte, yer yer manzum anlatıma da başvurulmuştur.

Hakkımızda Admin

"Edibane.com" divan edebiyatı şiirlerinden, modern şiirlere, halk edebiyatından güncel konulara kadar çok çeşitli muhtevayı barındırıyor. Eklediğimiz içeriklerle ilgili görüşlerinizi yorum kısmından, sitemizde yer almasını istediğiniz içerikleri iletişim kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Aşık Mevlüt İhsani

1928 yılında, Şenkaya’nın (1950 yılına dek Sarıkamış’a bağlı olan) Çermik köyünde doğdu. Asıl adı Mevlüt …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.