Çarşamba , Temmuz 17 2019
Anasayfa | Ders Notları | Türkiye Türkçesi | “Konsonant” ve özellikleri

“Konsonant” ve özellikleri

Vokaller dışında kalan diğer seslere konsonant adı verilir. Konsonantların teşekkülünde hava ve seda akımı ses geçidinde belirli bir takıntıya uğrar. Ses yolunda belirli bir darlık, gevşek veya gergin bir kapantı olur. Konsonantların bir kısmı sedalı, bir kısmı sedasızdır. Sedalı ve sedasız konsonantlar arasındaki fark sadece bir seda farkı değil, ayni zamanda bir kuvvet farkıdır. Yukarıda da söylediğimiz gibi, sedalı konsonantlarda ses tellerinin titreşimi için sarf edilen kuvvet teşekkül noktalarında tasarruf edilir. Sedasız konsonantlarda ise teşekkül noktalarında hem boğumlanma yapmak, hem de konsonantın duyulması için lâzım gelen sesi çıkarmak üzere daha fazla bir kuvvet sarf etmek icap eder. Hava akımı sedalılardakinden daha kuvvetli, ses yolundaki daralma ve kapantı daha sıkı olur. Sedasız konsonantların sedalılar içinde birer karşılıkları vardır. Bu karşılıklı durumu teşekkül noktalarının ayni olması temin eder. Ayni noktada teşekkül eden iki konsonanttan biri sedalı, biri sedasız olursa bunlar karşılıklı konsonant sayılırlar. Karşılıklı konsonantlar, gerekince, birbirlerinin yerlerini kolaylıkla alabilirler. Sedalı konsonantların geri kalan kısmının ise sedasız karşılığı yoktur. Demek ki seda bakımından üç türlü konsonant vardır:

  • Sedasız karşılıkları olan sedalı konsonantlar,
  • Sedasız karşılıkları olmayan sedalı konsonantlar,
  • Sedasız konsonantlar.

Sedasız konsonantlar söylenirken umumiyetle bir aspirasyon, sürtünmeden doğan bir yelenme husule gelir. Fakat bu yelenme çok defa hissedilmez. Ancak, teşekküllerinde organların temas ve yaklaşması çok olan bazı konsonantların sonunda duyulur.

Konsonantların teşekkül noktaları

Konsonantlar hançerenin sonundan başlayarak dudaklara kadar ses yolunun çeşitli noktalarında teşekkül ederler. Teşekkül noktası ses tellerinden önce olan konsonantlar çok nadirdir ve ancak bazı dillerde vardır. Ses tellerinden sonra gırtlakta, boğazda, dudaklara kadar ağız boşluğunun çeşitli noktalarında konsonantların teşekkül noktaları bulunur. Konsonantların teşekkülünde en büyük rolü oynayan uzuv, dildir. Konsonantların çoğu onun çeşitli hareketleri ile, ağız boşluğunda çeşitli noktalara yaklaşması ve teması ile meydana gelirler. Hava ve seda akımının karşısına en çok engel çıkaran odur. Hülâsa, konsonantlar hançereden dudaklara kadar ses geçidinde daralma ve kapantılar meydana getiren uzuvların yaklaşma ve temas noktalarında teşekkül ederler. Bu teşekkül noktaları bazen ayni yerde, bazen da gurup gurup muayyen bölgelerde toplanır. Bu sebeple konsonantlar sedadan başka bir de temas eden uzuvlara yani teşekkül noktalarına göre sınıflara ayrılırlar.

Konsonantların temas dereceleri

Konsonantların teşekkülünde uzuvların temas derecesi her zaman ayni olmaz. Temasa gelen, hava akımına engel çıkaran uzuvlar bazı konsonantlarda tam bir kapantı meydana getirirler, bazılarında dar, bazılarında ise daha geniş bir geçit bırakırlar. İşte konsonantlar seda ve teşekkül noktalarından başka üçüncü olarak da temas dereceleri bakımından sınıflara ayrılırlar.

Nazal olup olmama

Konsonantların çoğunda hava ağız yolundan, bir ikisinde ise geniz yolundan dışarı çıkar. Havası geniz yolundan çıkan nazal konsonantların teşekkül noktaları da umumiyetle yine ağız yolundadır.

 Konsonantların tabiatı ve vasıfları

Her dilde konsonantların sayısı vokallerinkinden çok fazladır. Fakat konsonantlar ses hudutlarını aşma kabiliyeti bakımından, yukarıda söylediğimiz gibi, vokallerden daha zayıf bir durumda bulunmaktadır. Sesten başka sadece, ek olarak bir gramer birliği hâlinde görünebilirler. Tek başlarına, daha doğrusu vokalsiz kelime teşkil edemezler, kök olamazlar. Ancak bir kaçı bazı dillerde bir kelime içinde bir nevi heceyi taşıma kabiliyeti göstererek yarım hece teşkil edebilir ve kendilerinden önceki vokalli normal heceye bir buçuk hece kıymeti kazandırabilirler. Tek başlarına veya vokalsiz yan yana gelerek hece teşkil edemezler. Tek başlarına söylenince başlarına veya sonlarına daima bir vokal eklenir. Engellerden, kapantılardan doğan sesler oldukları için aralarında ve yanlarında vokal olmadan hece yapamazlar, söylenemezler. Çünkü iki konsonantta ayrı ayrı hareketler yapan uzuvların bu hareketlerini birbirine bağlamak için onların vokallere mahsus olan sükûn hâlinden geçmeleri, sükûn hâli ile başlamaları veya bitmeleri icap eder. Kelime içinde tek hecede yan yana gelmeleri de yine bu yüzden güç ve mahduttur.

Konsonantlar takıntılı teşekkülleri yüzünden vokallerden sert bir söylenişe sahiptirler. Bazılarında ise bu sertlik kelime içinde açıkça hissedilir. Böyle olanların kelimelerde arka arkaya gelmesi kulağı şiddetle tırmalayan bir ses çirkinliği meydana getirir.

Konsonantların vokaller gibi çeşitli uzunlukları da yoktur. Gerçi teşekküllerinde tam bir kapantı olmayanlar tek başlarına sürekli olarak telâffuz olunabilirler. Fakat bunlar da ses taklidi bazı sözler dışında, normal kelime bünyesinde sürekli şekilleri ile değil, bir defada çıkan normal süreksiz şekilleri ile kullanılırlar.

Kaynak: Türk Dili, Prof.Dr. Muharrem Ergin

Hakkımızda Admin

"Edibane.com" divan edebiyatı şiirlerinden, modern şiirlere, halk edebiyatından güncel konulara kadar çok çeşitli muhtevayı barındırıyor. Eklediğimiz içeriklerle ilgili görüşlerinizi yorum kısmından, sitemizde yer almasını istediğiniz içerikleri iletişim kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Halk Hikâyelerinin Özellikleri

Halk Hikayeleri, gerçek ya da gerçeğe yakın olayların anlatıldığı uzun soluklu anlatım türüdür. Geleneksel bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.