Çarşamba , Temmuz 17 2019
Anasayfa | Şiirler | Gazel | Ey mezâk-ı câna cevrün şehd ü şekker tek lezîz ▪ Fuzûlî

Ey mezâk-ı câna cevrün şehd ü şekker tek lezîz ▪ Fuzûlî

Fâ’ilâtün – Fâ’ilâtün – Fâ’ilâtün – Fâ’ilün

Ey mezâk-ı câna cevrün şehd ü şekker tek lezîz
Dem-be-dem zehr-i gamun kand-i mükerrer tek lezîz

Ey cefa ve çevrin can damağına bal ve şeker gibi tatlı gelen (sevgin)! Her an gamının zehri tekrar tekrar kaynatılmış şeker gibi lezzetlidir.

Mezâk: Zevk alma, tat duyma; tad alma yeri, damak; zevk, tat anlamlarına gelir. Arapçada bu kalıpla yapılan kelimelere • mastar-1 mimi; mimli mastar» denir. İsim – fiil, yer ve zaman adları yapılır. Bu­rada canın tat alma yeri olarak kullanılmıştır.

Âteş-i berk-i firakun nâr-ı dûzah tek elîm
Cür’a-i câm-ı visâlün âb-ı kevser tek lezîz

Ayrılığının yıldırımının ateşi cehennem ateşi gibi elem vericidir. Vuslatının kadehinin bir yudumu Kevser suyu gibi lezzetlidir.

Ayrılık ateşi düştüğü yeri yakıp yok eden yıldırıma benzetilmiştir. Kevser: Cennete akan tatlı bir su. Ateş ve su tezatlıdır.

Şerh ahvâlüm sana meste nasîhat kimi telh
Telh güf târun mana mahmûra sâğar tek lezîz

Durumumu sana açıklamak sarhoşa nasihat vermek gibi acı gelir. Senin acı sözün bana baş ağrısı çeken sarhoşa şarap içmek gibi tatlıdır.

Mahmur: Sarhoşluğun verdiği humar denen baş ağrısı ve sersem­liktir. Sarhoş, başındaki ağrıyı ve sersemliği şarap içerek gidermek is­tediği için acı sözün mahmura şarap gibi tatlı gelir denmiştir. Şarabın tadı acı olmakla birlikte sarhoşa tatlı gelir. Sevgilinin acı sözü de şair için mahmura şarap içmek gibi tatildir. Acı ile tatlı arasında tezat sa­natı vardır. Kadeh anlamına gelen sağar kelimesiyle kadehin içindeki şarap kastedilmiş olup mecaz-ı mürsel sanatı yapılmıştır.

Dâğ-ı ışkun derdi zevk-i saltanat tek dil-pezîr
Hâk-i kûyun seyri feth-i heft kişver tek lezîz

Aşkının yarasının derdi saltanat zevki gibi gönül çekicidir. Köyünün toprağını gezip dolaşmak, yedi ülke fethetmek gibi tatlıdır.

N’ola bulsam zevk köydürdükçe göğsüm üzre dâğ
Ehli derde dâğ olur bî-derde zîver tek leziz

Göğsümün üzerine kızgın dağ vurulmasından zevk alsam bu­na şaşırmamalı. Dertliye yara, dertsize süs gibi zevk gelir.

Dâğ, yanık yarası demektir. Kızgın demirle damga vurulurken meydana gelen yara. Şiirde aşk ateşinden meydana gelen yaradır. Dam­ga yarası, şeklinden ve kırmızılığından dolayı güle benzetilir. Burada Fuzûli aşk yarasının meydana getirdiği yaranın vücudunu süslemesin­den zevk aldığını söylüyor.

Tâze tâze dâğ-ı derdündür dil-i sûzânuma
Fi’1-mesel hırs ehline cem’iyyet-i zer tek lezîz

Aşk ateşiyle yanan gönlüme senin derdinin taze taze yaraları bu hırslı insana altın biriktirmek gibi tatlı gelir.

Ateşle dağlamak suretiyle meydana gelen yara, şeklinden ve kır­mızılığından dolayı altın paraya benzetilmiştir.

Ey Fuzûlî âlemün gördüm kamu ni’metlerin
Hiç ni’met görmedüm dîdâr-i dilber tek lezîz

Ey Fuzûli! Dünyanın bütün nimetlerini gördüm. Sevgilinin yü­zü gibi tatlı hiç nimet görmedim.

Hakkımızda Admin

"Edibane.com" divan edebiyatı şiirlerinden, modern şiirlere, halk edebiyatından güncel konulara kadar çok çeşitli muhtevayı barındırıyor. Eklediğimiz içeriklerle ilgili görüşlerinizi yorum kısmından, sitemizde yer almasını istediğiniz içerikleri iletişim kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Minyatür Sanatı

Şarâb-ı nâb getürdükçe nîm-ḫâb saňa | Nâ’ilî

شراب ناب كتوردكجه نيم خواب سكا طوتار النده قدح ماه آفتاب سكا Şarâb-ı nâb getürdükçe …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.