Tevfik Fikret

Ne İsterim ▪ Tevfik Fikret

Mai bir göl, yanında bir meşcer;
Meşcerin sine-i sükûnunda
Münteşir iltimâ-i sâf-ı kamer;
Sonra birçok menâzır-ı hoş-ter,
Hilkatin subh-i pür-füsununda;
Hâke revnak veren güzellikler;
O perilerle koklaşan ezhâr,
O çemenlerde oynaşan ervah,
O mülevven sürûd-i şuh-ı behâr,
O muattar müşafehât-ı riyâh…
 
Bunların ortasında bir lâne,
Bi-hazer bir hayat-ı mürgâne
Mütecerrid bütün alâyikden;
Mütebaid bütün hakâyikden;
Daima bi-gâye, bi-seher, bi-hâb,
Hep o âsûde rûh saatler,
Hepsinin zirvesinde bir küme dûd,
Sonra bitmez bir âsûman-ı kebûd…
 
Tevfik Fikret  (Servet-i Fünun, No:397, 1314/1898)
 
Sözlük
Meşcer: Orman
Müteşir: Yayılmış, açılmış
İltimâ-i sâf-ı kamer: Parıldayan saf bir ay
Menâzır: manzaralar
Subh-ı pür-füsun: Büyü dolu sabahın
Revnak: Parlak
Ezhâr: Çiçekler
Ervâh: Ruhlar
Mülevven: Renkli
Sürûd-i şuh-ı behâr: Baharın o renkli şuh şarkısı
Muattar: Itırlı, kokulu
Müşâfehat: Ağız ağıza
Riyah: Rüzgârlar
Lane: Kuş yuvası
Bi-hazer: Hiç korkusuz / kaçınmadan
Mürgâne: Kuşlar gibi
Mütecerrid: Soyunan, tek başına kalan
Alâyik: Alakalar
Mütebaid: Uzak
Hakayık: Hakikatler
İltizaz: Lezzet
Şebâb: Gençlik
Âsûde: Rahat, gailesiz
Dûd: Duman
Kebûd: Gök rengi, mavi

. Admin

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Gayyâ-yı Vücûd ▪ Tevfik Fikret

Bazı kırlarda gezerken görülür nefretle; Bir çukur yerde birikmiş mütekeddir bir su, Solucanlarla, sülüklerle, yılanlarla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.