Tercî-i Bend I | Ziya Paşa

Bu kârgâh-ı sun’ aceb dershânedir,
Her nakş bir kitâb-ı ledünden nişânedir.

Çeşitli eserlerin vücuda getirildiği kâinat hayret edilecek bir dershanedir,
[Kâinattaki] Her nakış bir ledün
(Allah ile ilgili bilgi ve sırlara ait ilim) kitabından işarettir.

Gerdûn bir âsiyâb-ı felâket-medârdır,
Gûyâ içinde âdem-i âvâre dânedir.

Felek, felaket etrafında dönen [felakete sebep olan] bir değirmendir,
Avare insan da bu değirmenin içinde sanki bir danedir.

Mânend-i dîv beççelerin iltikâm eder,
Köhne ribât-ı dehr aceb âşiyânedir.

Dev gibi kendi yavrularını yiyor,
Köhne (eskimiş) dünya konağı şaşılacak bir yuvadır.

Tahkîk olunsa nakş-ı temâsîl-i kâinât,
Ya hâb ü ya hayâl ü yâhud bir fesânedir.

Kâinattaki suretlerin nakışları (hakkıyla) incelense,
Ya uyku, ya hayal ya da efsane zannedilir.

Müncer olur umûr-ı cihân bir nihâyete,
Sayfın şitâya meyli, bahârın hazânedir.

Dünyanın işleri bir sona doğru sürüklenir
Yazın meyli kışa, ilkbaharın ise sonbaharadır.

Kesb-i yakîne âdem için yoktur ihtimâl,
Her i’tikâd akla göre gâibânedir.

İnsan için kesin bilgiyi kazanma (üretme) ihtimali yoktur,
Her inanış ve kabul, akla göre görünmezdir (gizlidir).

Yârab! Nedir bu keşmekeş-i derd-i ihtiyâç?
İnsanın ihtiyâcı ki bir lokma nânedir.

Allahım! Nedir bu ihtiyaç derdi çekişmesi?
Ki insanın ihtiyacı bir lokma nanedir.

Yoktur siper bu kubbe-i fîrûze-fâmda,
Zerrât cümle tîr-i kazâya nişânedir.

Bu fîrûze renkli kubbede sığınacak yer yoktur,
Zerreler [bile] bela okunun hedefindedir.

Asl-ı murâd hükm-i ezel bulmadır vücûd,
Zâhirdeki savâb ü hatâ hep bahânedir.

Aslında arzulanan her zamanki hükmün vücut bulmasıdır,
Görünüşteki sevap ve günah hep bahanedir.

Bir fâilin meâsiridir cümle hâdisât,
Ne iktizâ-yı çerh ü ne hükm-i zamânedir.

Bir yapıcının eseridir tüm olan şeyler,
Ne talihin gereği, ne de devrin hükmüdür.

Subhâne men tahayyera fî sun’ihi’l-ukûl,
Subhâne men bikudretihî ya’cizü’l-fühûl.

Sanatıyla, eserleriyle akılları hayrete düşüren,
Kudretiyle anlayışları aciz bırakan Allah’ı tesbih ederim.

Ziya Paşa

Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi II, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları 

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana | Fuzûlî

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana Bi’llah cefadır olma demek bî-vefa sana. Ey vefasız! …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.