Terkîb-i Bend V | Ziyâ Paşa

غدر ايده رعاياسنه والئ ايالت
دنياده و عقباده نه ذلت نه رذالت

Ḡadr ede reâyâsına vâlî-i eyâlet,
Dünyâda vü ukbâda ne zillet ne rezâlet.

Eyaletin valisi, halkına zulmediyormuş,
Dünyada ve ahirette ne alçaklıktır, ne rezalettir!

ﻻيقميدر انسان اوﻻنه وقت قضاده
حق ظاهر ايكن باطل ايچون حكمى اعالت

Lâyık mıdır insan olana vakt-i kazâda,
Hak zâhir iken bâtın için hükmü imâlet?

Hüküm zamanında insan olana yakışır mı,
Gerçek ortadayken gizli şeylere göre karar vermek?

قاضى اوله دعواجى و محضر دخى شاهد
اول محكمه نك حكمنه ديرلرمى عدالت

Kâdı ola da’vâcı vü muhzır dahî şâhid,
Ol mahkemenin hükmüne derler mi adâlet?

Kadı hem davacı, hem mübaşir hem şahit oluyorsa,
O mahkemenin verdiği karara adalet denir mi?

اى مرتكب خر بو نه ذلت كه چكر سك
بر قاج غروشه مدت عمر كجه خجالت

Ey mürtekib-i har bu ne zillet ki çekersin,
Birkaç guruşa müddet-i ömrünce hacâlet!

Ey çalıp çırpan eşekler bu ne iğrençlik ki çekersin,
Birkaç kuruş için ömrünüz boyunca utanç?

اى مرتكب خر بو نه ذلت كه چكر سك
بر قاج غروشه مدت عمر كجه خجالت

Lâ’net ola ol mâle ki tahsîline ânın,
Yâ dîn ola, yâ ırz u yâ nâmus ola âlet.

Lanet olsun o mala ki kazanmak için,
Ya din, ya ırz ya da namus alet edilmekte!

آدم اوﻻنك خير اولور آدملره قصدى
انسانلغه انسانده بودر اشته دﻻلت

Âdem olanın hayr olur âdemlere kasdı,
İnsanlığa insanda budur işte delâlet.

İnsan olanın amacı insanlara faydalı olmak olur,
İnsanda, insan olmanın göstergesi işte budur.

انسان اكا ديرلر كه ايده قلب رقيقى
آﻻم بنى نوعى ايله كسب مﻻلت

İnsan, ona derler ki ede kalb-i rakîki,
Âlâm-ı benî-nev’i ile kesb-i melâlet.

İnsan ona derler ki kalbi yumuşata,
İnsanların dertleriyle dertlenmelidir.

آدم اكا ديرلر كه غرضدن اوله سالم
نفسنده دخى ايليه اجراى عدالت

Âdem, ona derler ki garazdan ola sâlim,
Nefsinde dahî eyleye icrâ-yı adâlet.

İnsan ona derler ki kinden uzak durur,
Kendi benliği için bile adaletli davranır.

صادق كورينور كسوه ده ارباب خيانت
مرشد صاييلور و هله ده اصحاب ضالالت

Sâdık görünür kisvede erbâb-ı hıyânet,
Mürşid sanılır vehlede ashâb-ı dalâlet.

Hainler dışarıdan bakıldığında sadık gibi görünürler,
Sapkınlar bir an için yol göstericiymiş zannedilebilirler.

اكثر كشينك صورتنه سيرتى اويمز
يا رب بو نه حكمتدر الهى بو نه حالت

Ekser kişinin sûretine sîreti uymaz,
Yârab! Bu ne hikmetdir, İlâhî! Bu ne hâlet!

Çoğu kişinin içi [ahlâkı] dışarıdan göründüğünden farklıdır,
Allahım! Bu ne sırdır, bu ne durumdur!

اميد و فا ايلمه هر شخص دغلده
چوق حاجيلرن چيقدى خاچى زير بغلده

Ümmîd-i vefâ eyleme her şahs-ı dagalde,
Çok hâcıların çıktı haçı zîr-i bagalde.

Her sahtekâr kişiden vefa bekleme,
Çok hacıların koltuğunun altından haçı çıktı.

بشنجي بند | تر كيب بند |ضيا پاش

Beşinci Bend | Terkîb- i Bend | Ziyâ Paşa

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var | Fuzûlî

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handânunca var Hangi gül …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.