Terkib-i Bend IX

İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı,
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı.

Yükselmek, iyi bir makama gelmek için dostlarını çekiştirmek yeni çıktı,
Önceleri bilmezdik, bu beceri yeni çıktı.

Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı,
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı.

Hırsızlık çoğalıp sadakat sözü moda haline geldi,
Namusu bitirdik, hamiyet yeni çıktı.

Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet,
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı.

Düşmanlara dostları yermek bir incelik oldu,
Gönül dostlarından yabancılara şikayet yeni çıktı.

Sâdıkları tahkîr ile red kaide oldu,
Hırsızlara ikram ü inayet yeni çıktı

Sâdık olanları aşağılama ve reddetme kural haline geldi,
Hırsızlara ikram ve yardım etmek yeni çıktı.

Hak söyleyen evvel dahi menfûr idi gerçi,
Hainlere amma ki riayet yeni çıktı.

Gerçi doğruyu söyleyenler daha önce de nefretle karşılanıyordu,
Lakin hainlere tâbi olmak yeni çıktı.

Evrak ile ilân olunur cümle nizâmât,
Elfâz ile terfîh-i ra’iyyet yeni çıktı.

Bütün düzenlemeler yazılı sayfalarla [belgelerle] ilan olunur,
Söz ile maiyetindekilerin terfi ettirilmesi yeni çıktı.

Âciz olanın ketm olunur hakk-ı sarîhi,
Mahmîleri her yerde himâyet yeni çıktı.

Güçsüz olanın en temel hakkı saklanır,
[Ancak] Himaye görenleri her yerde korumak yeni çıktı.

İsnâd-ı ta’assub olunur merd-i gayûra,
Dinsizlere tevcîh-i reviyyet yeni çıktı.

Gayretli kişiler taassubla suçlanır [ken],
Dinsizlerin düşüncelerine paye vermek yeni çıktı.

İslam imiş devlete pâ-bend-i terakki,
Evvel yoğ idi işbu rivâyet yeni çıktı.

Devletin yükselmesine ayak bağı olan İslamiyet imiş,
Önceden yoktu, bu söylenti yeni çıktı.

Milliyyeti nisyan ederek her işimizde,
Efkâr-ı Firenge tebaiyyet yeni çıktı.

Millî benliğimizi unutarak, her işimizde,
Batılıların fikirlerine tabi olmak [uymak] yeni çıktı.

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık,
Zîra ki ziyan ortada bilmem ne kazandık.

Eyvah bu oyunda bizler yine yandık,
Çünkü kayıp ortada, bilmem biz ne kazandık.

Ziya Paşa

Yeni Türk Edebiyatı Antolojisi II, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana | Fuzûlî

Ey bî-vefa ki âdet oluptur cefâ sana Bi’llah cefadır olma demek bî-vefa sana. Ey vefasız! …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.