Ezel kâtibleri uşşâk bahtın kara yazmışlar ▪ Fuzûlî

Mefâ’îlün – Mefâ’îlün – Mefâ’îlün – Mefâ’îlün

Ezel kâtibleri uşşâk bahtın kara yazmışlar
Bu mazmûn ile hat ol safha-i ruhsâra yazmışlar

Ezel gününün kâtipleri âşıkların bahtını kara yazmışlar. Bu­nun tamamını güzelin yanağını sayfasına yazmışlar.

Mazmun: Yazının içinde anlatılmak istenen gizli mânâdır. Divan şiirinde yüzdeki ayva tüyleri yazıya benzetilir. Âşığın bahtının karalığının güzelin yüzüne yazılması, âşığın sevgilinin yüzünün güzelliğine âşık olup ıstırap çekeceği anlamındadır.

Havâs-ı hâk-ı pâyun şerhini tahkîk idüp merdüm
Gubâr ilen beyâz-ı dide-i hun-bâra yazmışlar

Ayağının toprağının niteliğini inceleyen insan (göz bebekleri) onun niteliklerini toz gibi ince yazı ile kan saçan gözün beyazına yazmıştır.

Merdüm kelimesi hem insan hem de gözbebeği anlamında tevriyeli kullanılmıştır. Gubar kelimesinde de tevriye vardır. Bir anlamı tozdur; diğeri gubarî denen ince bir yazı çeşididir. Eskiden mürekkep yapmak için siyah toz kullanıldığına da işaret edilmiştir. Âşık sevgilinin ayağının toprağını gözüne sürme olarak çekmesi ve gözün beyazındaki ince damarların gubarî yazıya benzemesi de düşünülmüştür.

Gülistânı ser-i kûyun sıfâtın bâb bâb ey gül
Hat-ı reyhân ile cedvel çeküp gülzâra yazmışlar

Ey gül (sevgili)! Gül bahçesi gibi olan köyünün vasıflarını reyhani yaza ile cetvel çekip bölüm bölüm gülzara yazmışlar.

Reyhan kelimesi güzel kokan ufak yapraklı bir ot ve reyhani yazı denen bir çeşit yazı anlamlarında tevriyeli kullanılmıştır. Cetvel kelimesi de tevriyeli olup cetvelle sayfa kenarlarına çekilen çizgi ve bahçelerde çiçek tarhlarının kenarından geçen su yolu. Bâb bâb kelimesi de tevriyeli olup kitap bölümü ve bahçelerde çiçek, sebze vb. ek­mek için yapılan bölmeler ki, ark denir. Bâb bâb, hatt-ı reyhan, cetvel ve yazmışlar kelimeleriyle müraat-ı nazir sanatı yapılmıştır. Ayrıca sevgilinin mahallesi gülistana benzetilmiştir. Gülistan, gülzar, bâb bâb, su cetveli kelimelerinde iham-ı tenasüp sanatı vardır.

İki satr eyleyüp ol iki mey-gûn la’ller vasfın
Görenler her birin bir çeşm-i gevher-bâra yazmışlar

Dudağını görenler şarap renkli o iki la’lin (iki dudağın) vasfını iki satır eyleyip her birini inci yağdıran bu göze yazmışlar.

Girüp büt-hâneye kılsan tekellüm cân bulur şeksüz
Musavvirler ne sûret kim der ü dîvâra yazmışlar

Sevgilim, puthaneye girip konuşsan orada ressamların duvara ve kapıya çizdikleri ne kadar resim varsa şüphesiz hepsi canlanır.

Muharrirler yazanda her kime âlemde bir rûzî
Mana her gün dili sad-pâreden bir pâre yazmışlar

Ezel günü yazıcıları, dünyada herkesin günlük rızkını yazdıklarında, bana yüz parça olmuş gönülden her gün bir parça yazmışlar.

Yazanda Vâmık u Ferhâd u Mecnûn vasfın ehl-i derd
Fuzûlî adını gördüm ser-i tûmâra yazmışlar

Dert sahipleri, Vamık’ın, Ferhad’ın Mecnun’un hikâyesinde onların vasıflarını yazdıkları zaman Fuzüli’nin adım sayfanın basma yazdıklarını gördüm.

Yuvarlanarak katlanan kâğıda tumar denir. Eskiden resmi yazılar, mektuplar, kâğıda uzunlamasına yazılır, sonra yuvarlanıp katlanarak bağlanırdı.

. Muhammet Emin Kabakuş

1982’de Erzurum’da doğdum. İlkokuldan sonra Gaziler Kur'an Kursuna devam ederek hafız oldum. Erzurum Lisesini bitirdim. Askerlik görevini Kosova Prizren'de tamamladım. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. Evliyim. İki çocuk babasıyım. Bir kamu kuruluşunda bilişim alanında çalışmaktayım. İnternet yayıncılığının ülkemizde yeni yeni gelişmeye başladığı dönemde Humakuşu adlı web sayfasını kurdum. Erzurum’un kültür ve sanat hayatını konu alan bu dijital yayıncılığı, aynı adı taşıyan derginin basılıp yayınlanması takip etti. Web yayıncılığının yaygınlaştığını, Erzurum’u konu alan internet sitelerinin çoğaldığını, muhtevalarının benzer ve dar bir çerçevede kaldığını görünce bir başka alana yöneldim. Daha geniş çevrelerce takip edildiğini görmekten mutluluk duyduğum Edibane.com adlı bu internet sitesini kurdum. Sekiz yıldır yayındayım. Nice sekiz yıllarda sizlerle birlikte olmayı diliyorum.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var | Fuzûlî

Hansı gülşen gülbüni serv-i hırâmânunca var Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handânunca var Hangi gül …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.