«Gül hâra düştü sîne-figâr oldu andelîb
Bir hâra baktı bir güle zâr oldu andelîb»
—Nâ’ilî

Âşık Kerem

Âşık Kerem’in XVI. veya XVII. yüzyıl âşıklarından olduğu tahmin edilmektedir. Meşhur halk hikayesi olan “Kerem İle Aslı”nın kahramanlarındandır. Aşk deyişlerini sade bir dille söylemiştir. Âşık Kerem’in hayatı hakkında bilgiyi sadece “Kerem İle Aslı” hikayesinde anlatıldığı haliyle bilebiliyoruz. Bu hikayede anlatılanlar şöyledir.
Âşık Kerem, Isfahan Şahı’nın oğlu Ahmet Mirza’nın takma adıdır. Âşık Kerem (Ahmet Mirza), Şah’a hazinedarlık yapan bir Ermeni keşişinin kızı olan Aslı’ya tutulur. Keşiş, dinsel ayrılık bakımından Âşık Kerem ile Aslı’nın evlenmelerine karşı çıkar; Aslı, ailesiyle birlikte gizlice kaçar. İşte bu olaydan sonra da Aşık Kerem, alır sazı eline yollara düşer. Aşık Kerem’in, arkadaşı Sofu’yla birlikte dolaştığı söylenir. Sonunda Kerem ile Aslı, Halep’te karşılaşırlar. Halep Paşasının zorlamasıyla Aslı Kerem’e verilir. Ne var ki, Keşiş, bütün zorlamalara karşın dinsel ayrılığın böyle bir birleşmeye kesinlikle engel olması gerektiği inancında olduğu için Aslı’ya sihirli bir giysi giydirir. Düğmeleri açıldığında kendiliğinden iliklenen bir giysi. Gerdek gecesi Kerem, muradına bu yüzden erişemez. Yüreğindeki özlemle, aşk ateşinden yanar, kül olur. Kerem’den çıkan alevlerle saçı tutuşan Aslı da Kerem’in ardından ölür.
Bu olayların, 16. yüzyılda geçtiği varsayımından yola çıkılarak Âşık Kerem’in bu yüzyılda yaşadığı kabul edilmektedir. Bu öykü, Anadolu, Azerbaycan, Ermenistan bölgelerinde yüzyıllarca sürüp gitmiş; her yörede, her bölgede, farklı şekillerde anlatılagelmiştir.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Öksüz Dede

Şiirlerinde Öksüz Dede mahlası kullanan ozanın doğum ve ölüm tarihleri hakkında herhangi bir bilgi mevcut …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.