Sümmânî

Âşık Sümmânî, Erzurum’un Narman ilçesinin Samikale köyünde 1860 yılında (bazı kaynaklarda 1862) doğmuştur. Asıl adı Hüseyin’dir. Küçük yaşlarda aşıklık geleneğini öğrenmeye başladı. Yaklaşık 11 yaşında Erzurum’a giderek aşıklar çevresine girdi. Hodlu Şamili gibi birçok aşıktan etkilenmesine karşın, Sümmânî’nin yetişmesinde dönemin ünlü aşığı Erbabi’nin katkısı farklıdır.

Ardahan, Posof, Çıldır, Kars dolaştığı yöreler arasındadır. Sümmânî Kırım’a da gitmiştir.

Rüyada gördüğü, her birinin başı çevresinde uçuşan yeşil kanatlı 40 güvercin olan 3 derviş, yeşil bir yaprak göstererek üzerindeki yazıyı okumasını istediler. Ancak Sümmânî, okuma yazma bilmediğini söyledi. Bunun üzerine dervişler okumayı öğretmeye başladılar. Hüseyin böylelikle yapraktaki G-P-İ harflerini seçebildi.  Bunlar Gülperi’nin ilk orta ve son harfleriydi. Dervişlerden biri elindeki boş kadehi havaya kaldırıp indirince kadeh dolmuştu. Sümmânî’ye uzatarak içmesini söyledi. Aynı zamanda da bunun bir bade olduğunu ve Bedehşah Valisi Abbas Han’ın kızı Gülperi’nin adını fısıldadı. Sümmânî, kadehi içtikten sonra vücudunu bir titreme aldı. Daha sonra başları üzerinde uçuşan güvercinlerin arasında bir kızın yüzü belirdi. Dervişlerden biri bunu, Gülperi olduğunu söyledi. Onun da kendisi gibi bade içeceğini ve ömür boyu sürecek bir sevdaya düşeceklerini ekledi. Eğer gözünü kırpmadan bakmazsa kavuşamayacağını ve bu aşkın kıyamete dek süreceğini söyledi derviş. Gerçekten de Sümmânî kızın güzelliği karşısında gözünü kırpmadan bakamadı.

Aşık Sümmânî’nin Samikale köyündeki mezarı

Aşık Sümmânî, yıllarca sevdiğini bulmak için yıllarca dolaştı. Ancak kavuşmalarının olanaksızlığını anlayınca köyüne döndü.

Aşık Sümmânî, sonraki yıllarda uzun zamandır birbirlerinin aşıklıklarına ilişkin şeyler duyduktan sonra ancak o dönemde özel bir izinle, Rusya’nın işgali altında bulunan Kars’a gidip Aşık Şenlik’le karşılaştı. Günler süren karşılıklı türkü söylemeden sonra birbirlerini etkilediler ve çok iyi arkadaş oldular. Daha sonra Şenlik’in annesi Sümmânî’yi gömleğinden geçirip evlat edindi.

Yaşça kendisinden büyük olmasına karşın Aşık Ruhsati’yi de etkileyen Aşık Sümmânî, birçok genç aşığında yetişmesine de katkıda bulundu.

Sümmânî’nin bir oğlu olmuş. Kendisi çok yoksul, karayazgılı bir yaşam sürdüğünden olacak oğlunun adını Şevki koymuştur.

Sümmânî, köyünde öldü ve orada toprağa verildi.

Özellikle Doğu Anadolu’da yaygın olan ve Sümmânî tarafından söylendiği için de »Sümmânî Ağzı« olarak bilinen ezgi, 11’lik türkülerde yaygın olarak kullanılmaktadır.

Aşık Sümmânî’ye ilişkin bugüne dek değişik araştırmacılar tarafından çeşitli kitaplar hazırlandı.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Dedim Cevretme Ey Afet | Yusufelili Huzurî

Dedim cevretme ay afet Dedi hüblarda adettir Dedim yok çekmeğe takat Dedi sabret selamettir Dedim …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.