Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)

20. yüzyılın başında Empresyonizme tepki olarak doğan Ekspresyonizm, insanın iç dünyasındaki duyguları anlatmaya (dışa vurmaya) önem veren bir akımdır.
Ekspresyonizm (dışavurumculuk) önce resim alanında ortaya çıkmış, daha sonra edebiyata yansımıştır. Almanya’da doğan bu akım, özellikle Naturalizmin doğayı olduğu gibi kopya eden tutumuna ve İzlenimcilik‘in dış dünyaya bağlılığına bir tepkidir. Bir başka deyişle bu akım, sanayi çağının anlamsızlaştırdığı yaşama karşı “ruhun isyanadır. Ekpresyonist sanatçılar öznel gerçekçiliğe ve iç gözleme büyük önem vermişlerdir.
Ekspresyonizme göre şairin görevi dış dünyanın anlamsızlığına, ruhsuzluğuna süretli bir atılışla anlam kazandırmaktır. İyi bir sanatçı, bir nesneyi bütün somut ilişkilerinden ayırmak, onu çıplak ve yalnız olarak, bireysel zihnin katışıksız bir ürünü olarak incelemek durumundadır.

Önemli Temsilcileri:

  • O’Neil
  • FranzKafka
  • T.S. Eliot
  • J. Joyce

 

Bu yazılar ilginizi çekebilir

İdealizm (Ünanimizm)

20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır. Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.