Hayâl-i Bâl’den | Sirâcî

Duhter-i tersâlar ile etme ey dil ülfeti
Pîşe kılma zâtına gayr-ı münâsib külfeti

Kendi ârın bilmeyen âlemde bî-pervâ gezer
Tîz gider hüsni anın artar dem-â-dem nekbeti

Mü’min ü kâfir ki bir sûretde halk etmiş Hudâ
Şâb müşâbih-i sekre amma mugâyir lezzeti

Âdem oldur bî-hayâ dil-berlere meyl eylemez
Togrusu sevmem mahabbet ehline yok nisbeti

Geçme kâfirler zokâgından Mesîhâ incinir
Gel sakın aşkın belâsından Muhammed ümmeti

Ey seven ben çâkeri gûşında tut bu pendimi
Dem urup semt-i melâhatden açalım sohbeti

Perde-dâr-ı iffet oldukca sanem âdâb ile
Çok olur ehl-i nazar yanında anın rağbeti

Sırr-ı mir’ât olmasa olmaz güzeller rû-nümâ
An dil-berdir verir erbâb-ı aşka hayreti

Sev anı sevdi seni sevme anı sevmez seni
Bu meseldir hîç kabûl etmez mahabbet şirketi

Pür-edeb sâhib-neseb hem fıtratında zî-haseb
Yâ nasıl sevmez gönül âyâ o zât-ı ismeti

Akla hayret çeşme dehşet gönlüme hikmet gelir
Cânıma lerze düşer gördükçe serv-i kâmeti

Çeşm-i ibretle nigâh eyle kamu dil-berlere
Bak nice meşhûd olur eşyâda Hakk’ın san‘ati

Mîre git mir’âte bak tefsîr oku âyâta gel
Vâkıf-ı ilm-i usûl ol sonra dinle hikmeti

Sarf edip nahved ile sa‘yın tasavvur eylegil
İ‘tikâd-ı pâk ile tasdîk edersin gâyeti

Sor hadîs-i dil-beri öğren fakîh-i aşkdan
Ol me‘ânîyi beyân etsek de bil mâhiyyeti

Hüsn-i nakkâş-ı ezel her yüzde bir renk eylemiş
Nakş-bend ol her güzel rûyında seyr et vahdeti

Ey Sirâcî bilmişim bir dil-berin meftûnısın
Hâk-i pâyinden alır âlem uluvv-i himmeti


(Erzurumlu Osman Sirâceddin (1305). Mecmû‘a-i Hayâl-i Bâl. İstanbul: Mahmud Bey Matbaası. 41-43.)

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Dedim Cevretme Ey Afet | Yusufelili Huzurî

Dedim cevretme ay afet Dedi hüblarda adettir Dedim yok çekmeğe takat Dedi sabret selamettir Dedim …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.