«Can verir âdeme endişe-i sahbâ-yı adem
Cevher-i can mı aceb cevher-i minâ-yı adem»
—Akif Paşa

İbrâhim Tennûrî

İbrâhim Tennûrî’nin Sivas’ta veya Amasya’da dünyaya geldiği söylenmektedir. Babası Sarrafoğlu Hüseyin Sivaslıdır. Annesi Amasyalı olduğundan Bursalı Mehmed Tâhir onun Amasya’da doğduğunu söylerse de diğer kaynaklarda Sivas’ta doğduğu kaydedilmektedir.

Yûnus Emre tarzındaki manzumelerinde “Âşık” mahlasını kullanmıştır. Bu manzumelerinden birkaçı ilâhi şeklinde bestelenmiştir. Mevlid merasimlerinde kaside olarak okunan, “Kahrın da hoş lutfun da hoş” nakaratlı ilâhisi günümüzde de sevilerek icra edilmektedir. “Hak bir gönül verdi bana / Ha demeden hayrân olur / Bir dem gelir şâdî bulur / Bir dem gelir giryân olur” dörtlüğüyle başlayan on sekiz kıtalık ilâhisi ise Ahmet Hatiboğlu tarafından bestelenmiştir.

İyi bir medrese öğrenimi gören İbrâhim Tennûrî 1481 yılında Kayseri’de ölmüştür. “Gülzâr-ı Ma‘nevî” adlı bir de eseri vardır. Bu eser aruzun “mefâîlün mefâîlün feûlün” vezniyle yazılmış, Yazıcıoğlu’nun Muhammediyye’si tarzında tertip edilmiştir. Eserde abdest, namaz, zekât, oruç gibi ibadetlerin dinî ve tasavvufî mânaları açıklanmış, bunlarla ilgili âyet ve hadisler nakledilerek yorumları yapılmıştır. Eser, 5140 beyitten meydana gelir.

Gülşen-i Niyâz ise müellifin, İbrâhim mahlasını kullanarak yazdığı yaklaşık 2500 beyit ihtiva eden gayri mürettep divanıdır.

 

 

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Kahrın da hoş lutfun da hoş | İbrâhim Tennûrî

Cana cefa ya kıl vefa Kahrın da hoş lutfun da hoş Ya dert gönder yahut …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.