Müstezat (Ey gülşen-i behcette biten verd-i tarâvet) Erzurumlu Emrah

Ey gülşen-i behcette biten verd-i tarâvet
V’ey bûy-ı letâfet
Cennette mi ser çekmiş eyâ servi-i kâmet
Bilmem ne alâmet
Sen pâdişeh-i kişver-i mahbûb-ı cihânsın
Sultân-ı zamânsın
Dil mülkü senin tahta cülûs eyle adâlet
Ey şâh-ı vilâyet
Cânâ bu nezâket bu nezâfet bu ne zîbâ
Şol nev-arûs-âsâ
Yoksa ki bezetmiş seni meşşâta-i kudret
Vermiş sana zînet
İnsân demem ben sana ey mâh-ı münevver
Ruhsârı mübedder
Mevlâ seni kılmış cihet-i hüsnile tamâmet
Ey nûr-ı hidâyet
Göz gördü gönül sevdi seni ey şeh-i hûbân
Cânım sana kurbân
Bârî kerem et eyleme ağyâr ile ülfet
Kıl cânıma minnet
Benden sakınıp rûyunu zülfünle bürünme
Ağyâra görünme
Vechinde ki var bunca nezâketle sabâhat
Allâh’a emânet
Emrah sana bülbül gibi ey ruhları gülgûn
Bin cân ile meftûn
Gel başın için pâdişehim eyle inâyet
Kıl nâil-i vuslat

Erzurumlu Emrah


Mehmed Abdülaziz (Hzl.) (1332). Divan-ı Emrah. İstanbul: yyy. 5.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Dedim Cevretme Ey Afet | Yusufelili Huzurî

Dedim cevretme ay afet Dedi hüblarda adettir Dedim yok çekmeğe takat Dedi sabret selamettir Dedim …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.