Yûnus Emre

Yûnus Emre, 13. yüzyıl halk şairidir. Hayatı hakkında kesin ve yeterli bilgi yoktur. Eskişehir’de doğup öldüğü söylenir. Hayatı efsanelerle örülmüştür.
Varlık – yokluk, İnsan – Tanrı – ölüm ilişkilerini güçlü bir kültür donanımı ve büyük şiir yeteneğiyle irdeleyerek halka ulaştırabilmiştir.
Tüm halk şairlerini yüzyıllar boyunca etkilemiştir. İlahi türünün en usta şairidir.
İlahi türü şiirlerinde Halk Edebiyatı’nın geleneklerine bağlı kalmıştır. Dili çok sadedir, anlatımda yalınlık dikkati çeker. İlahilerini hece ölçüsüyle söylemiştir. Risaletü’n Nushiyye adlı dinî – didaktik eserinde ise, bu gelenekten ayrılarak aruz ölçüsünü, mesnevi nazım biçimini kullanmıştır.
Allah inancını ve evrensel insan sevgisini işleyen sanatçının şiirlerinde coşkun bir lirizm vardır. Tekke edebiyatının en lirik şairidir.

Yûnus Emre, uzun bir süre Hacı Bektaş-ı Veli Dergâhında çile doldurmuş ve dergâha hizmet etmiştir. Yûnus’un yaşadığı yıllar, Anadolu Türklüğünün Moğol akın ve yağmalarıyla, iç kavga ve çekişmelerle, siyasî otorite zayıflığıyla, dahası kıtlık ve kuraklıklarla perişan olduğu yıllardır. 13. yy’ın ikinci yarısı, sadece siyasî çekişmelerin değil, çeşitli mezhep ve inançların, batınî ve mutezilî görüşlerin de yoğun bir şekilde yayılmaya başladığı bir zamandır. Böyle bir ortamda, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Hacı Bektaş-ı Velî, Ahî Evrân-ı Velî gibi ilim ve irfan önderleriyle birlikte Yûnus Emre, Allah sevgisini, aşk ve güzel ahlakla ilgili düşüncelerini, İslam tasavvufunu işleyerek Türk-İslam birliğinin oluşmasında önemli vazifeler yapmıştır.

Yûnus Emre’nin dokuz ayrı yerde mezarının oluşu, O’nun Türk halkıyla nasıl bir sevgi bağıyla kenetlendiğinin somut bir örneğidir.
Yunus Emre, bir “tekke ozanı” aynı zamanda Bektaşi ve mutasavvıftır.

Yûnus Emre’nin şiirlerini içeren bir Divan’ı ile Risaletü’n Nushiyye (Nasihatlar Kitabı) adlı öğretici bir mesnevisi vardır. 1307’de yazıldığı sanılmaktadır. Eser, mesnevi tarzında yazılmıştır ve 573 beyitten oluşmaktadır. Eser; dinî, tasavvufî, ahlakî bir kitaptır. “Öğütler kitabı” anlamına gelmektedir.

Yûnus Emre, “Risalet-ün Nushiyye” adlı mesnevîsinin sonunda verdiği;
Söze târîh yedi yüz yediydi
Yûnus cânı bu yolda fidîyidi
beytinden anlaşıldığı kadarıyla H. 707 (M. 1307-8) tarihlerinde hayattadır.

Bu yazılar ilginizi çekebilir

Habib Karaaslan

1921 yılında Kayseri’nin eskiden Bünyan, bugün ise Akkışla ilçesine bağlı Gömürgen köyünde doğmuştur. Bütün halk …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.